Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi
Abdurrahmân Sâmi Niyâzi
  30 Mart 2018 Cuma , 23:28
Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi; Türkiye evliyaları, İstanbul evliyaları, Abdurrahmân Sâmi Niyâzi

anadolu'da Yetişen Mutasavvıflardan. Manisa'nın Saruhanlı Kazâsında 5 Mart 1878 (h.1296)'de Doğdu. Babası Haremeyn Vâlilerinden Âsım Efendidir. İlk Tahsîline Doğduğu Yer Olan Saruhan'da Başladı. Sonra İstanbul'a Giderek, Tahsîline Devâm Etti. Bu Arada Bâzı Velîlerin Yanına Gidip Onların Sohbetlerinde Bulundu Ve Tasavvuf Yolunda İnsanlara Doğru Yolu Göstermek İçin İcâzet, İzin Aldı.

bir Ramazân Gecesi Rüyâsında Resûlullah Efendimizi Gördü. Resûlullah Efendimiz Yanında Bulunan Zâtı Göstererek; "yâ Sâmi! Bu Senin Mürşidin, Hocandır. Sen Vapura Bin Ve Denize Açıl. Vapur Hangi İskelede Durursa Orada İn. Hocanı Orada Bulacaksın." Buyurdu. Uykusundan Uyandıktan Sonra Sabah Namazını Edâ Etti. Bulunduğu Yerden İskeleye Gidip Bir Bilet Aldı. Gemi Hareket Edip, Çanakkale'ye Yaklaştığı Sırada Kaptan; "gemide Bir Ârıza Var, Tâmiri Birkaç Gün Sürer, Arzu Eden İnebilir." Deyince, Sâmi Efendi Gemiden İndi. İskelede Nûr Yüzlü Bir Zât; "sâmi Efendi, Hoş Geldin." Diyerek Onu Karşıladı. Sâmi Efendi Şaşırarak; "bu Zât Benim İsmimi Nereden Biliyor?" Diye Aklından Geçirdi. O Zat; "geçen Gece Rüyânda Peygamber Efendimiz Sana Ne Emir Buyurdular?" Dedi. Sâmiefendi Hemen O Zâtın Elini Öperek, Ona Bağlandı. Bu Zât Ahmed Şücâ'eddîn Uşşâkî İdi. Aynı Zamanda Câmilerde Vâz Veren Sâmi Efendi, Kısa Zamanda Yetişerek, Hocasından Uşşâkî Tarîkatında İcâzetnâme, Diploma Aldı Ve Hocası Tarafından İnsanları Yetiştirmek Üzere İstanbul'a Gönderildi.

sâmi Efendi, İstanbul'a Geldikten Sonra Kasımpaşa'daki Yahyâ Efendi Dergâhına Şeyh Tâyin Edildi. Bir Gün Bir Talebesiyle Vâz Vermek İçin Fâtih Câmiine Gitti. Namazdan Sonra Vâz Vermeye Başladı. Bu Sırada Küçük Bir Çocuk Gelerek; "sâmi Efendi, Biraz Gelir Misin, Seninle Görüşelim." Dedi. Sâmi Efendi De Kalkıp, O Çocuk İle Câminin Bir Kenarında Bir Müddet Konuştuktan Sonra Tekrar Kürsüde Vâzına Devâm Etti. O Sırada Talebesi; "hocam Âlim Bir Zât Olmasına Rağmen, Ufacık Bir Çocuğa Tâbi Oldu." Diye Düşündü. Sâmi Efendi, Ona Dönerek; "oğlum, O Görüp De Çocuk Zannettiğin Hızır Aleyhisselâm İdi. Aramızda Bâzı Özel Konuşmalar Oldu." Buyurdu.

abdurrahmân Sâmi Efendi, Bir Gün Evinde Yumurta Gibi Bâzı Şeyleri Önüne Almış, Onlarla Meşgûl İdi. Hanımı Kendi Kendine; "efendi Vaktini Bu Gibi Şeylerle Meşgûl Ediyor!" Diye Düşündü. Ertesi Gün Bir Grup Talebe Ziyâret İçin Geldiler. Hanımı Onlara Çay Demliyordu. Bir Ara Ayağı Takılınca, Kaynar Su Ayağına Döküldü. Hanımı Can Acısı İle "allah" Diye Bağırdı. Sesi Duyan Abdurrahmân Efendi, Hemen Hanımının Yanına Giderek, Bir Gün Önce Hazırladığı Merhemi Hanımının Ayağının Yanan Yerine Sürdü Ve; "hanım, Dün Benim Bu Merhem İle Meşgûl Olduğumu Görünce; "efendi Vaktini Bu Gibi Lüzumsuz Şeylerle Geçiriyor!" Diye Düşünmüştün. Gördün Ya Bu Merhemi Biz Ne İçin Hazırlamışız." Dedi.

abdurrahmân Sâmi Efendi 1935 (h. 1354) Senesinde 57 Yaşında İken İstanbul'da Vefât Etti.

sâmi Efendi Tasavvuf Yoluna Dâir Çeşitli Eserler Yazmıştır. Bâzıları Şunlardır: 1) mi'yâr-ı Evliyâ, 2) Binâ-yı İslâm, 3) esrâr-ı Esmâ-ül-hüsnâ, 4) mir'ât-ı Eyyâm, 5) tuhfet-ül-uşşâkiye, 6)mevlîd-i Şerîf, 7) Hediyet-ül-âşikîn.

 

kaynaklar

1) En Yakın Yol (sıddık Nâci Eren); S.142

Yorumlar
Kod: TPIWP