Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi
Ahî Sirâc
  30 Mart 2018 Cuma , 23:33
Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi; Hindistan evliyaları, Delhi evliyaları, Ahî Sirâc

sultan-ül-ulemâ Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın Yetiştirdiği Hindistan Evliyâsının Büyüklerinden. İsmi Osman, Lakabı Sirâcüddîn Olup, Ahî Sirac Diye Meşhûrdur. Doğumu, Vefâtı Ve Hâl Tercümesi Hakkında Kitaplarda Fazla Mâlûmat Bulunamayan Ahî Sirâc Hazretlerinin Sekizinci Asrın Ortalarında 1357 (h.759) Yılında Vefât Ettiği Bilinmektedir.

daha Gençlik Yıllarında, Hâce Nizamüddîn Hazretlerinin Sohbetlerinde Bulunarak Yetişen Ahî Sirâc, Ayrıca Mevlânâ Fahreddîn-i Zerrâdî'den Sarf Öğrendi. Mevlâna Bu Talebesini Çok Sevdiğinden, Onun İçin Sarf Bilgilerini Yazıp Topladı. Bu Eserine Osmânî İsmini Verdi. Ahî Sirâc, Bundan Sonra Mevlânâ Rükneddîn'in Huzûrunda; Kafiye, Mufassal, Kudûrî Ve Mecma'ul-bahreyn Adlı Eserleri Dikkatlice Okudu. Bunları Da Bitirdikten Sonra, Tekrar Hâce Nizâmüddîn-i Evliyâ'nın Huzûruna Gelerek, Üç Sene Daha Kalıp, Tasavvuf Yolunda Kemâle Geldi. Hâce Hazretlerinin Sohbetleri Bereketiyle, Tam Bir Olgunluğa Kavuşup, İcâzet Ve Hilâfet Almakla Şereflendi. Hocası, Ahî Sirâc'a Kitaplarından Ve Elbiselerinden Bâzılarını Yâdigâr Verip, Onu İnsanları İrşâd Etmek, Onlara Doğru Yolu Göstermek Üzere, Memleketi Olan Lüknov'a Gönderdi. Gittiği Yeri, Evliyâlık Güzelliği İle Süsleyip Aydınlattı. Hâce Nizâmüddîn Onun İçin; "o, Hindistan'ın Aynasıdır." Buyurmuştur. Ahî Sirâc İrşâd İle İnsanlara Rehberlik Edip İslâmiyeti Anlatmak Ve Yaşatmakla Vazîfelendirilip Lüknov'a Gelince, İlme Susamış Olanlar Etrafında Toplanmaya Başladı. Ahî Sirâc, Hocası Hazret-i Hace'ye Lâyık Bir Talebe İdi. Ondan Aldığı Yüksek İlimleri, Feyz Ve Bereketleri Etrâfına Yaymaya Başladı. Çok Talebe Yetiştirdi. Binlerce Kişi Ondan İstifâde Edip, İlim Öğrendiler.

şeyh Hüsâmeddîn-i Mankpûrî, Melfûzât İsimli Eserinde, Bunun Da Sözlerini Ve Menkıbelerini Zikretmektedir. Bu Kitapta Bildirildiğine Göre, Bir Gece Dervişlerden Bir Zât, Sirâcüddîn Osman Hazretlerine Misâfir Olmuştu. Yatsı Namazından Sonra Ahî Sirâc Yatağına Uzandı. Misafir Olan Derviş İse, Namaz Kılmaya Başladı. Bir Taraftan Da, Böyle Büyük Bir Zâtın Gece Uyumasına Hayret Ediyordu. Sabah Olduğunda, Ahî Sirâc Hazretleri Kalkıp, Abdest Almadan, Birlikte Sabah Namazını Kıldılar. Misâfir Derviş, Ahî Sirâc'ın Bütün Gece Zikrle Meşgûl Olup Uyumadığını, İlk Zamanda Anlayamadığından Bu Hâle Çok Hayret Ederek; "allah, Allah! Ne Garip İştir! Bütün Gece Yattınız. Sabahleyin İse Abdest Almadan Namaz Kıldınız!" Dedi. Ahî Sirâc Tevâzu Edip; "siz Tâat İle Meşgûl Oluyorsunuz. Bizim İse, Kıymetli Bir Malımız (rûhumuz) Vardır. Büyük Ve Azılı Bir Düşman Da (nefsimiz) Onun Peşinde Olup, Onu Öldürmek İçin Gayret Etmektedir. Biz O Kıymetli Malımızı Korumak, Düşmana Teslim Etmemek İçin Uyumuyor, Bekçilik Ediyorduk." Bu Sözleri Hayretle Dinleyen Misafir Derviş, O Zâtın Büyüklüğünü Böylece Daha İyi Anlamış Oldu Ve; "eğer Âşık Mescidde Görünmezse De, Onun Kalbi Dâimâ Namaz İledir." Meâlinde Bir Beyit Söyledi.

rivâyet Edildiğine Göre, Ahî Sirâc Hazretleri, Vefatına Yakın Zamanda Kabir Gibi Bir Yer Kazıp, Hocasının Huzûrundan Ayrılırken Kendisine Verdiği Elbiselerini Oraya Koydu. Üzerini De Aynen Kabir Gibi Yaptı Ve Buna Da "elbiseler Mezarı" Denildi. Ahî Sirâc Vasiyet Edip, Vefât Ettiğinde, Elbiseler Mezarının Ayak Ucuna Gelecek Şekilde Defnedilmesini İstedi. Bir Müddet Sonra Vefât Etti. Talebeleri Vasiyeti Yerine Getirip, Hocalarını Elbiseler Mezarının Ayak Ucu Tarafında Hazırladıkları Bir Kabre Defnettiler. Böylece Hocalarının Vasiyetini Yerine Getirdiler.

sirâcüddîn Osman Hazretlerinin Yetiştirdiği Talebeleri İçinde En İleride Olanlarından Biri De, Alâeddîn Ebû Ali Kalender'dir.

 

kaynaklar

1) Ahbâr-ul-ahyâr; S.92

2) Hazînet-ül-asfiyâ; C.1, S.357

3) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; C.11, S.37

4) Nüzhet-ül-havâtir; S.77

5) Persian Literatüre; C.2, S.1031

Yorumlar
Kod: ZWN3W