Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi
Radıyüddîn El-gaznevî (ali Bin Saîd)
  30 Mart 2018 Cuma , 23:32
Evliyalar, Alfabetik Evliyalar Listesi; Afganistan evliyaları, Gazne evliyaları, Radıyüddîn El-gaznevî (ali Bin Saîd)

evliyânın Büyüklerinden. İsmi, Ali Bin Saîd Bin Radıyyüddîn Abdülcelîl El-lâlâ El-gaznevî'dir. Evliyâdan Şeyh Saîd Ve Şeyh Ali'nin Babası, Hâkim Senâyî'nin Amcasının Oğludur. 1227 (h.624) Senesinde Vefât Etti.

ali Bin Saîd El-gaznevî Hazretleri, Yûsuf-i Hemedânî, Ahmed-i Yekdest Ve Necmeddîn-i Kübrâ Gibi Devrin Meşhûr Ve Büyük Velîleriyle Görüşüp, Onlardan İlim Öğrendi. Onların Sohbetlerinde Bulunmanın Bereketiyle, Evliyâlık Yolunda Üstün Derecelere, Yüksek Makamlara Kavuştu. Kendisinden İse, Birçok Kimse İstifâde Etti.

necmeddîn-i Kübrâ Hazretleri Bir Zaman Hadîs-i Şerîf Tahsîli İçin Hemedan'a Gelmişti. Ali Binsaîd Hazretlerinin Bulunduğu Köy, Hemedan'a Çok Yakındı. Necmeddîn-i Kübrâ'nın Hemedan'a Geldiği Gece, Ali Bin Saîd Bir Rüyâ Gördü. Rüyâsında Semâya Kadar Bir Merdiven Kurulmuş, Başında Bir Şahıs Oturmuştu. İnsanlar Birer Birer Onun Önüne Varıyorlar, O Şahıs Onların Elinden Tutup Semânın Kapısına İletiyordu. Orada Da Yine Bir Şahıs Duruyordu Ve Birinci Şahsın Getirdiklerini Teslim Alıyor Ve Semânın Kapısından İçeri İletiyordu. Aynı Şekilde, O Şahıslar Rüyâyı Görenali Bin Saîd'i De Semâdan İçeri İlettiler. Rüyânın Bundan Sonrasını Ali Bin Saîd Şöyle Anlatıyor: "beni Semâdan İçeri Koydukları Zaman, Orada Necmeddîn-i Kübrâ Hazretlerini Gördüm. Hemen Koşup Eline Sarıldım. Elimi Başka Birinin Eline Verdi. O Kimsenin Elinden Tutup, İkimizi Yukarı Çıkardı. Tâ Arş'a Kadar Ulaştırdı. Arş'a Vardığımızda, Necmeddîn-i Kübrâ Hazretlerinin Sûretini Gördüm. Arş Üzerinde Oturuyordu. Ben; "necmeddîn-i Kübrâ Hangisidir? Merdivenin Yanında Bulunan Mıdır? Semâ Kapısına Gelenleri İçeriye Alan Mıdır? Semâ Kapısından İçeri Girince Gördüğüm Müdür? Bizi Arş'a Kadar Yükselten Midir? Yoksa Arş Üzerinde Oturuyor Gördüğüm Zât Mıdır? Hepsini Ona Benzettim." Dedim. Bunun Üzerine; "oralarda Gördüğün, Onun Kalıbının Sûretleri, Benzerleri İdi. Burada Arş Üzerinde Oturuyor Gördüğün De Asıl Kendisidir" Dediler. Ali Bin Saîd Bu Rüyâyı Anlatırken Babası Da Oradaydı. Sözünü Bitirdikten Sonra Ona; "şimdi Sen, O Yüksek Zâtı Görsen, Bilir Ve Tanır Mısın?" Dedi. O Da; "evet, Bilir Ve Tanırım" Dedi. Bunun Üzerine Babası Dedi Ki: "o Hâlde Senin İşin Onu Aramak, Onu Bulunca Da Kendisine Teslim Olmak, Sohbetlerinden, Feyz Ve Bereketlerinden İstifâde Etmek Olsun. Öyle Anlıyorum Ki, Senin Yetişmen O Zâtın Elinde Olacak" Dedi. Ali Bin Saîd; "peki" Deyip, Bu Zâtı Bulmak, Sohbeti İle Şereflenebilmek İçin Memleket Memleket Dolaşmaya Başladı. Bir Zaman Yolu, Türkistan'da Hâce Ahmed-i Yesevî Hazretlerinin Dergâhına Düştü. Orada Hâce Hazretlerinin Sohbetlerine Devâm Ederken, Bir Taraftan Da Necmeddîn-i Kübrâ Hazretlerini Nerede Bulabileceğini Düşünüyor, Bir Haber Alabilmek Ümidiyle Yaşıyordu. Bir Gün Harezm'den Bir Kimse Ahmed-i Yesevî Hazretlerinin Yanına Geldi.hâce Ahmed Hazretleri O Kimseye; "harezm'de İnsanlarla Meşgûl Olan, Onları Yetiştirmek İçin Gayret Eden Bir Derviş Var Mıdır?" Diye Sordu. O Gelen Kimse; "evet Daha Genç Sayılabilecek Yaşta Bir Zât, İnsanları İrşâd Etmekle, Onlara Hakîkî Kurtuluş Yolunu Anlatmakla Meşgûl Oluyor" Dedi. Hâce Hazretleri "adı Nedir?" Diye Sordu. "necmeddîn-i Kübrâ'dır" Dedi. O Sırada İçeride Bulunan Ali Bin Saîd, Necmeddîn-i Kübrâ Hazretlerinin İsmini Duyunca Derhal Dışarı Çıktı. Harezm'e Gitmek İçin Hâce Ahmed Yesevî Hazretlerinden İzin İstedi. Mevsimin Kış Olduğunu, Yolculuğun Meşakkatli Olabileceğini, Eğer İsterse, Kış Mevsimi Geçtikten Sonra Gidebileceğini Söyledi İse De, Ali Bin Saîd O Zamana Kadar Tahammül Edemiyeceğini, Müsâade Edilirse Hemen Gitmek İstediğini, Yol Meşakkatine Seve Seve Katlanacağını Arzetti. Nihâyet İzin Verilip Hazırlıklara Başladı Ve Yola Çıktı. Uzun Ve Meşakkatli Bir Yolculuktan Sonra Harezm'e Necmeddîn-i Kübrâ Hazretlerinin Hânekâhına Ulaştı. Uzun Zaman Orada, Necmeddîn-ikübrâ'nın Sohbet Ve Hizmetinde Bulundu. O Büyük Zâtın Sohbeti Ve Bereketi İle, Nice Yüksek Derecelere, Mânevî Makamlara Kavuştu.

radıyüddîn Ali Bin Saîd Hazretleri, İlim Öğrenmek İçin Çok Uzun Seyahatler, Yolculuklar Yapıp, Birçok Âlimden İlim Öğrendi. Rivâyet Edilir Ki, Bu Zât, 124 Ayrı Âlimden İlim Öğrenip Tarîkat Hırkası Giydi Ve Hepsinden Ayrı Ayrı İcâzet, Diploma Aldı. Kendisi De Binbir Mihnet Ve Meşakkatlere Katlanarak, Büyük Bir Aşk İle Öğrendiği Bu İlmi, İlim Âşıklarına, Talebelere Öğretti. Birçok Kimse Ondan İstifâde Etti.

ilim Ve Edeb Öğrendiği Hocalarına, Onların Resûlullah Efendimize Kadar Olan Silsilelerine Ve Resûlullah Efendimize Bağlılık Ve Muhabbeti Fevkalâde İdi. Bu Muhabbetin Mükâfâtı Olarak, Resûlullah Efendimizin Kullandıkları Mübârek Taraklarından Bir Tânesi Ona Ulaştı. Rivâyet Edildiğine Göre Bu Tarak, Ali Bin Saîd Hazretlerine Ulaştırılmak Üzere, Resûlullah Efendimiz Tarafından Eshâb-ı Kirâmdan (r.anhüm) Birine Emânet Edilip, Tarağın Verileceği Ali Bin Saîd'in Vasıfları Da Bildirilmişti. Bu Emânet Elden Ele Nihâyet Ali Bin Saîd Hazretlerine Ulaştı. Ali Bin Saîd, Bu Tarağı Büyük Bir Edeb Ve Hürmet İle Bir Hırkaya Sardı. Bir Kâğıda Da Kendi El Yazısıyla; "bu Tarak, Resûlullah Efendimizin Taraklarından Biri Olup, Bu Fakîre (ali Bin Saîd'e) Erişmiştir (ulaşmıştır)." Cümlesini Yazıp Tarağın Yanına Koydu. Rükneddîn Alâüddevle Ahmed Bin Muhammed Es-semmânî Hazretleri De Bu Tarak İçin; "bu Emânet, Radıyyüddîn Şeyh Alilâlâ İçin İdi Ve Sâhibine Ulaştı." Diye Yazmıştı.

radıyüddîn Ali Bin Saîd Hazretlerinin, Peygamber Efendimiz İçin Yazdığı Rubâî'nin Tercümesi Şöyledir:

 

gönül Bin Cân İle Sana Tutulur.

can Da Bin Gönülle Sana Müşterî,

 

tâlibin Ne Uyur, Ne Rahat Bulur.

tek Arzu Ettiği Kavuşmak Olur.

 

kaynaklar

1) Nefehât-ül-üns Tercümesi; S.492

2) İslâm Âlimleri Ansiklopedisi; C.9, S.224

Yorumlar
Kod: A7ZD7